Neşeliysen Neşeli Kal!

 

Bundan 3- 4 ay önce “Güçlü Olmanın Güçsüzlüğü” isimli yazımı yayınlamıştım. Tarihi tam olarak bilmiyorum çünkü son iki aydır hayatı, zamanı, not edecek kadar değerli bulmuyorum sanırım. Hep bir kulaç atma çabası… Neyse bu başka bir konu.

O yazıyı yazdığımda hayatımın 7 yıllık kuluçka dönemi çatlak vermeye başlamıştı. Şimdi de o süreç son sürat devam ediyor. Şimdi size yeni farkındalığımı anlatıyorum gençler hazır mısınız? Bilenler anlatmasın ama 🙁 Çevrece neşeleri kıskanılan insanların, hüznünün ağırlığını bildiniz mi siz? Aslında gece akıttıkları gözyaşları mevzusuna girmeyeceğim. “Neşeliysen neşeli kal” laneti diyelim.

Ortamın neşeli insanıysan ya da çevreye nazaran daha gülmeye düşkünsen, nötr durman olay olur. Başlar peşi sıra:” Hayırdır? İyi misin?”, “Canım senin moralin mi bozuk?” gibi, masum ama niyetine ters sorular. Gayet iyisindir ve bir an kendinden şüphe ederek yanıtlarsın “İyiyim” diye lakin bu kısır döngü soru zincirlemesi birkaç kez tekrarlanır ve canın en nihayetinde duruma da olsa sıkılır. Geldiğin yerde da kendini: “İyi misin?”, “Bilmem iyi miyim? Bu kadar emin olduğuna göre değilim herhalde…” noktasında bulursun 🙂

Hakikaten canın bir şeye, hiçbir şeye yahut her şeye sıkılmış olabilir. Çünkü aşırı şarj da bir yerde deşarj gerektirir. Öyle değil mi?   “Güçlü Olmanın Güçsüzlüğü”yazımda da bahsettiğim gibi neşeli olmayan yanlarını olabildiğince topluluk içinde yaşamaktan hoşlanmıyorsundur. Fakat kısa bir süreliğine de olsa gücün kalmamıştır hüznünü gizlemeye. Ya da canın istemiyordur neşeli bakmak o gün hayata. Hepsi insana ait, insana dair durumlar aslında.

Demem o ki, neşeli olmak bir süre sonra yapışıverir üstüne, insanlar yanına gelirken bile o gün güzel bir gün geçireceklerine emin gelirler. Şimdi “Aman Seda derdin neşeli bilinmek, eğlenceli kabul edilmek mi?” diyeceksiniz. Yok işte, derdim; derdim olduğunda özgürce kendin olamamak. Ya da olduğum için sorgulanmak…

Ülke mutsuz insanlar topluluğu iken, kendine gülümseyecek sebepler yaratmaya çalışmak göze batıyordur belki de. Ama ben son uyguladığım yöntemi paylaşayım sizinle; yanınızda sizden daha mutsuz bireyler bulundurmayın. Seçici olun. Siz neşeli olamadığınızda yedek kulübesinden hayata dalıp sizi taşıyabilecek insanları gülümsetin. Sizi zor bir dönem yaşadınız diye sorgulayan, yargılayan insanlardan uzak durmaya çalışın. Ki yeniden ayağa kalkarken tecrübe ettiğiniz güvensizlikler sizi aşağıya çekmesin. Ben ettim siz etmeyin tavsiyelerinden bu da 🙂

Çünkü: “– O palyaço var ya… O benim işte…”

Şaka şaka:)

( O palyaço’nun hikayesini bilmeyenler bir zahmet Google’a soruversin) Üşeniyorsanız yorum butonundan yazın ben size yazarım buradan okursunuz:)

Hadi iyi oyunlar…

 OZELSEDA

 

Masal Dinle!