Sıkışmak!

Türkçe bence o kadar da basit bir dil değil. Ne öğrenmesi, ne de konuşması… Yazıldığı gibi de okunmaz mesela; “yapacağım” diye yazarsın ama “yapıcam” olarak söylersin. Diğer yandan bir kelimenin sürüyle eş anlamlısı var. Kullanıldığı yere hatta vurgulama biçimine göre farklı bir şey anlatabilirsin. “Sıkışmak” da öyle bir kelime işte! İnsanına göre durum ve duygusu değişiyor.

Kimi insanlar gördüm karakterinde sıkışmış, kimi insanlarsa zamanda! Ben zamanda sıkışanlardanım mesela… Eski zamanlarda sıkışmış ruhum. Yaşamımı sürdürdüğüm kabiliyetlerim zamanla yarışsada, ruhum epey temiz zamanlarda. Çocukluğuma olan bu tekrar edişim ise bu zamanda sevilmemi engelliyor sanırım. Sevgi dediysen bugün sev yarın unut değil. Ondan çok var. Rağmen sevebilenini bulmak zor. Hem arkadaş olarak hem yaren olarak… Eski zaman kalpleri lazım bana. Ancak sözünün eri, tutarlı ve temiz ruhlarla ilerleyebiliyorum.  Bu kötü mü? Evet! Her seferinde koca bir kalp kırıklığı ekleniyor yaşamıma. Lakin düşündüğünde karakterinde sıkışanlardan daha şanslıyım. Sen de insan ilişkilerinde sürekli kalbi kırılanlardansan yazının devamını okumak seni rahatlatacaktır.

Gelelim şimdi sana karakterinde sıkışan insan. Senin için haberlerim o kadar da iyi değil maalesef. Ama sen bunu fark edemeyecek kadar kendini önemsiyorsundur büyük ihtimalle! Karşılaştığım en “sıkışmış” insanlar karakterine kalın sınırlar çizenler. Genelde karar cümleleri “ben” ile başlar. Cümleler ise şu şekilde kehanet gösterir:”Ben asla ….. yapmam”, “Bana ….. renk yakışmıyor.”, “Düşüncem gelecekte de değişmeyecek.” yahut “Ben mi? Asla ….. konuşmaya bile gerek yok” gibi gibi… Kendi yaşamlarına ve karakterlerine yaptıkları bu haksızlık, mucizeleri yaşamalarına engel olur çünkü. Giyebileceği kıyafetler, tadabileceği lezzetler, insan ilişkileri hep sınırlı, hep bir kısır döngüdür. Ve tam da buradan gelir kişiliklerinde sıkışmışlıkları.

Eğer sen de güvenli alanlarından çıkmamak için kendini karakterinde ve geçmişinde sıkıştıranlardansan; bir  yerlerdeki en güzel lezzeti, çok başarılı olabileceğin bir işi ya da ruhuna iyi gelecek gerçekten sevebileceğin insanı kaçırabilirsin. Hem de sadece sıkışmışlıkların yüzünden!

Önemli olan güvenli limanlarda yaşamak mı? Yoksa, görebileceğin hasarları kolayca atlatabileceğin, dolu dolu bir hayat kurmak mı?
Hadi kimse duymuyor seni. Kendine itiraf et. Karakterinde sıkıştırdığın ömrün seni gün gelip ömrün kemale erdiğinde rahatsız etmeyecek mi? Yeniliğe, değişime açık ve hazır olmalıyız. Zaman öyle çabuk geçiyor ki…

Tadına varın hayatın, her duyguyu yaşamaya her tecrübeyi deneyimleye açık olun derim.

Ezcümle, “Sıkışmak neresinden bakarsanız bakın, iyi bir anlama gelmiyor hayat lügatında! “

OZELSEDA