2018’in Pembe Bulutları ve Dileklerimiz!

 

Planlamadan da olsa 2018’in ilk ışıklarını az önce elimde kahvemle karşıladım.  Karşımda pembeyle morun dansı, martılar uçmanın tadını çıkarıyor. Resmen “an”a hapsolasım var:) Bir dinginlik hali, bir tat alma hevesi hâkim bünyede…

Bazılarımız sevdikleriyle, bazıları sevemedikleriyle, kimimiz yalnız, kimimiz tek başına ve huzurlu… Hepimiz içinde bulunduğumuz ortam ne olursa olsun, o gece ümitlerimizi bir balona bağlayıp gökyüzüne saldık!

Ben mi? Ümit etme azmimi, yaşam sevincimi yok eden herkesi üfledim gitti… Sevdiklerimin sağlıklı olmasını ve ulaşılabilir olmasını, verdiğim emeklerin hakkını bulmasını, en başta çocuklar olmak üzere hayal etme ve gülme yetimizi kaybetmememizi diledim.  E, bir iki de özel dilek de oldu tabi. (Allah’ım sen konuyu biliyorsun, amin;)

2018 yılında sizin için dileğim ise: 

Bir kere şu “Asla” ve “ben böyleyim”, “bu zamana kadar hep böyle oldu” kelimelerini cümle içinde kullanmaktan vazgeçin.  Zira yaşanabilecek güzel dakikaları da baltalar bu kelimeler. Etrafta “özgürlük” nidalarının kol gezdiği yıllarda kendini sınırlamaktan başka bir işe yaramaz bu kelamlar.

Mesela bir klişe dilek: “Hep mutlu olalım!” O kadar ziyan edilmiş bir dilek hakkı ki sorma. Kullanmasan ayrı dert kullansan ayrı dert. Arkadaş o zaman sıkılırsın yahu! Anlamazsın mutluluğun hazzını…

Ben ağlamayın demiyorum mesela! Sevinçten ağlayın, yediğiniz biberin acısından ağlayın. Boş verin yahu canınız yandığından ağlayın. Ağlamak güzeldir. O da bir duygunun yansımasıdır. Lakin canınız çektiği için gözyaşı dökün.  Suyunu çıkarıp melankoliye bağlamayın. Arada içinizden çok gelince tutmayın utanmayın manasında söyledim sadece. Kahkahalarınız hakim olsun hayatınıza 🙂

En önemlisi canlar değişimden korkmayın. Öyle “insanlar değişmez, daha iyi yalan söyler” laflarına da kanmayın. İnsanlar değişmek istemez. İstemediği her şey için de üşenmeden bir kılıf bulur! Lakin insanoğlunun isteyip de yapamayacağı bir şey yok dünyada. Bak gün doğuyor, gün bitiyor. Aylar yıllara çanak tutup nasıl da geçiyor…

Her şey değişiyor da biz yahut bizim hayatımız neden stabil kalsın? 

Ben de yaşadığım yılların tecrübelerine ve 33 seneme duyduğum saygıya dayanarak, hatta karşımda duran pembe bulutlardan da umut alarak, güç alarak; hayatımı bundan sonra daha cesur ve leziz, kahkahalarla bezenmiş bir şekilde yaşamaya karar veriyorum! En azından bunun için çabalamaya…

Kendinize ve yaşanmışlıklarınıza, hatalarınıza ya da korkularınıza sığınmayın, sığınmayalım! Onları bir kabul edin.  Şimdi de alalım yeni olan her şeyin verdiği heyecanı hayatımızın odağına ve basalım marşa.

2018’in pembe bulutları güzellikler getir her birimizin hayatına ve var olan güzellikleri görmemizi engelleme olur mu 🙂 ? (Bunu o an bulutlara bakarak da diledim hepimiz için)

OZELSEDA