Tonlar ve Tonlamalar

 

Nedir insanları farklı kılan? Haydi düşünelim! Farklı yemeleri, giymeleri, sevmeleri, eğlenmeleri… Yok, maalesef bu tam yanıt değil. Onlar birazcık sonu oluyor mevzunun. Ara tonlar ve hitaptaki tonlamalar bence doğru cevap.  Hepimizin renginin tonu farklı, kendimizi ifade ediş şeklimizde…

Oysa nasılda aynılaştırmaya çalışıyoruz çevremizdekileri, en çok da sevdiklerimizi. Benim gibi düşünsün, benim sevdiklerimi yesin, karşısına çıkanlara benim gibi tepki versin. O iş öyle olmuyor işte. Sen baya kendini arıyorsun insanlarda!  Yani kendin o kadar olmuşsun ki sana göre (!), herkes de senin bu ilerlemişliğini alıp yürüsün istiyorsun. Ah canım çok tatlısın… Bu cenahtaki kişiler için pek bir şey yapamıyoruz. Ya hayat kırıyor onların gereksiz öz güvenini ya da kendinden üstün görerek sevdiği insan…

Bir de diğer cenah var; çevresindeki bu tür insanlara katlananlar. Onlar da başkalarının karakterini orasından burasından çekiştirmesine ses etmeyerek, kişiliğini savunma gereği bile duymuyor. E o zaman ne oluyor? Gerekli sahiplenmeyi  görmeyen karakter basıyor istifayı! Bir süre sonra istese bile karakterinde değiştirilecek motivasyon kalmıyor.  Bu da bir tercih tabii, saygılar.

Peki, oradakiler ile buradakilerden birinin safını seçmek durumunda mıyız? E, zor tabi alışılmış düzende kendin olarak kalabilmek. Ama bir tadına varsanız su çok güzel.

Başa dönecek olursak, ki hayat döngüsünde bir anda başladığınız yerde bulabilirsiniz kendinizi, hayatın tadı renklerinde saklı. Bizlerdeki farklılık da o renklerdeki tonlamalarda. Ne başkasının ışıldamasını engelleyelim ne de kendi ara tonlarımızı yaşayamadan bu ömrü harcamayalım. Bırakın farklı olalım. Bırakın onay cümleleri değil, karşıt fikirlerle besleyelim sevdiğimizi, ailemizi, iş arkadaşımızı, artık yolumuza her kim çıkarsa. Belki karşımızdakinde gördüğümüz farklı bir ton bize karışır ve bambaşka bir ben buluruz kendimizde. Başı sonu olmayan, sürekli yenen ya da yenilenlerin olduğu dünyalarınızda ne kadar mutlusunuz?

Dürüst, empati kurabilen, saygılı, cesur ve sevgi dolu insanlar olabilmemiz dileğiyle… O zaman peşinde koştuğunuz hayat neşesinin içinizde nasıl da yeşerdiğini fark edebilirsiniz belki de. Hatta Şirinleri bile görebilirsiniz belki? 

 

OZELSEDA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir