Ben Yuvamı Özledim!

 

 

Zaman zaman hepimiz zor katlanmıyor muyuz hayata? Tüm mantıklı yanımızı nadasa yatırıp, 3 yaşında bir çocuk inandırıcılığında serzeniriz içinde bulunduğumuz duruma, zamana… Yok, bu yazı pesimist bir noktaya gitmeyecek. Ama mesele “özelhaller” ise bu da bir hal işte. Her yaşadığımız anda olduğu gibi, bunu da keyifle selamlamak mevzu.

Zor geliyor bugünlerde her şey bana vesselam. Uyumak zor geliyor. Ya uyuyamıyorum ya da uyuyacak zaman bulamıyorum. Sonra o sabah uyanmaları yok mu? Uyanmak ayrı bir külfet, işin olmadığında uyuyamamak sanki bir lanet.Spor yapmak zor, yemek yemek zor, hep zor ve mütemadiyen zor. 

Neden mi yazının başlığı “Yuvamı özledim”? Geçen gün bir dostumla hoşsohbet susarken, “Yuvamı özledim” deyiverdim bir anda. Sonra o “Bu ne demek şimdi?” demek yerine: “Her nerede yaşıyorsan, yuvan seninle her yerde. Nerede sen olabiliyorsan, güvende, huzurlu ve mutlu hissediyorsan, orası…” dedi. Sorun şuydu demek ki, bu aralar hiçbir yeri yuvam hissedemiyorum. Hiç kimseyi candan göremiyorum ve bende olamıyorum. “Öyle olsa” diyorum yine kendim kendime, “sürekli kendini anlatmaya çalışmazsın”.

 

Tabii sağ olsun ülkemizin jeopolitik durumunun da bu konu ile çok alakası var. Yurdum insanının her yönden şirazesi şaşmış! Çarpıtılan durumlar, yanlış anlaşılan haller olarak, çok sık vurabiliyor yüzüne.Derken, hop yine yanıyor beyin. 

Onun için tek balkon, tek oda özgürlüğümde gerçek sandıklarıma ah vah ederek yatıyorum, kalkıyorum ve yaşıyorum. Ama mecburen dünyamdan çıktığımda ya da bir fotoğrafa rast geldiğimde, bir çift göze inanmaya ihtiyacım olduğunda, belki de metrobüs kalabalığında “müsadenizle” derken, yediğim omuzda acıyor içim yana yana ve ben evimi özlüyorum, son bir kaç senedir nerede olduğunu bilmediğim evimi… Ve eski içten gülen gözlerimi…

Selamlar…

OZELSEDA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir